Gündem

İstanbul’da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı

Sürücülerin dikkati, 15 Temmuz’da Üsküdar Beylerbeyi’nden Şehitler Köprüsü’ne bağlanan yol kenarındaki su satıcısı Ali Taşlıçukur’a çekildi.

İstanbul'da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı

15 Temmuz’da Üsküdar Beylerbeyi’nden Şehitler Köprüsü’ne bağlanan yolun kenarında su satan Ali Taşlıçukur, tarzıyla görenlerin dikkatini çekiyor.

Yaklaşık 50 yıldır kravatını çıkarmayan ve sık sık yaşanan bu insan kaçakçılığında ekmeğini bekleyen Taşlıçukur, müşterileriyle olan dostluğuyla da tanınıyor.

Sadece herhangi bir su satıcısı değil, “İstanbul Beyi” Bu cümleyi yaşatan gazi Taşlıçukur, hayat serüvenini anlattı.

İstanbul’da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı VİDEOSU

50 yıldır kravatını çıkarmıyor.

15 Temmuz’da Üsküdar Beylerbeyi’nden Şehitler Köprüsü girişindeki yokuşta trafik sıkışıklığında su satan Ali Taşlıçukur, pazarda parlayan ayakkabıları, sarkık gözlükleri, takım elbise ve kravatı ve arabasıyla dikkat çekiyor. Taşlıçukur, yaklaşık 50 yıldır kravatını boynundan çıkarmıyor.

Özellikle sabahları işe gidenler için tanıdık bir yüz olmasının yanı sıra taksicilere de değişim sağlayan Taşlıçukur, yanından geçmeyen vatandaşlara da selam vermeden gülümsedi. “Günaydın” daha sonra su bölgelerine tepki olarak korna çaldı ve aracı durdurdu. “TAMAM” işaretinin yürütülmesi.

İstanbul'da 50 yıldır 1 numaralı kravatını çıkarmayan su satıcısı

”ÖĞRETMENİM KRAVAT İÇİN BENİ SINIFTA BIRAKTI”

Taşlıçukur, 1969 yılında memleketi Ordu’da ilkokulu bitirdikten sonra İstanbul’a geldiğini ve amcasının yanında kaldığını kaydetti. “Bir teyzem vardı, o benim annemdi. 5-6 ay önce koronavirüsten öldü. O zamanın şartlarında hem çocuklarını hem de beni aynı leğende yıkadı.

Çalışkan bir öğrenci olmama rağmen ikinci sınıftayken fen öğretmenim kravat yüzünden beni bıraktı. Kravatım yoktu. – Efendim, beni sınıfta bırakmayın. Bundan sonra sürekli giyeceğim. dedi. Ancak ayrıldı. Kursa gittim, sınavı geçtim. O günden bu güne dava devam ediyor.” dedi.

İstanbul'da 50 yıldır 2 numaralı kravatını çıkarmayan su satıcısı

“GARNİNA’DA SU SATIŞI ÇOK İLGİ GÖRÜYOR”

Liseden sonra kömür yakıtlı kruvaziyer gemilerinde garsonluk yaptığını belirten Taşlıçukur, daha sonra belediyede çalışacak temizlikçi aradığını duyduğunu, başvurduğunu ve şöyle devam etti:

“Komün içinde temizlikçi olarak çalışmaya başladım. Yaptığıma sevindim. 3-4 ay maaş alamadığımız zamanlar oldu ama yine de sebat ettik. 3,5 yıldır İSTAÇ’ta çalışıyorum ve oradan emekli oldum. Emekli oldum, eve geldim, “Her neyse. Neyim var?” Bir kitap yazdığımı sandım, taşındığımda kaybettim. Şimdi tekrar birleştirmeye çalışıyorum.

Emekli olduktan sonra sıkıldım, temizlediğim yerde su satayım dedim. Boğaz yolunda su satmaya başladım. 4 yıldır orada su satıyorum. Takım elbise ile su satışı oldukça ilgi görmektedir.

Vatandaş 50 metre uzaktan görünce almasa da alıyor. Artık buranın tüccarıyım. Yüzde 90 biliyor. Bu adamın parası yok, “Haydi git” diyorum. Adam Van’a gider; “Su borcum vardı, devam edin” diyor.

Sabah 7’de orada olacağım. Trafik durumuna göre çalışırım. Trafik bitince işimiz biter. İnsanlarla diyaloğu seviyorum. Bu iş de beni mutlu ediyor.”

İstanbul'da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı #3

06.30’DA MAHALLEDEN KEDİ BESLEMEK

Sabah 06.30’da kalkıp bölgedeki kedileri beslediğini, ardından Anadolu Hisarı’ndan 06.40’ta otobüsle Beylerbeyi’ne gittiğini belirten Taşlıçukur, tüm hayatını alıştığı kedi ve kuşları besleyerek ve iletişim kurarak geçirdiğini belirtti. onlara. insanlar.

Taşlıçukur, bazen su satmaya tepki verdiğini söyledi. Trafik sıkışıklığı. sinyali veriyorum. Bazıları güler, bazıları tepki verir. Yazdığım kitabın malzemesi bu. Diyalog benim için 5 sayfa malzemedir.

Kitabın adı “Çılgın Köyüm” olacak. Macera türü olacak. Sponsor bulabilirsem yazdıracağım. Kitap benim deneyimlerimi anlatıyor. Zamanında çok kitap okudum. Rus yazarları, Yaşar Kemal’in ağalık sistemini konu alan romanlarını ve Memed’den filmlerini okurken içimden bir şeyler yazmak geldi. Bu bir çocukluk hayalidir.” dedi.

Taşlıçukur şiir de yazdığını söyledi. “Eşime de şiirler yazdım. Onu yalnız istiyordum. 34 yıldır evliyiz. Hala onun için şiirler yazıyorum.” dedi.

İstanbul'da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı #4

”MÜŞTERİMİN ÇEKTİ”

Cumartesi ve Pazar günleri dinlendiğini belirten Taşlıçukur, şunları kaydetti:

“Gidiyorum Allah’a şükür. Takım elbiseyi kaçırmam. Kredi kartı var, taksit var. Bu elbise olmadan ayrıldığımda kendimi boşlukta hissediyorum. Bu, zanaatkarların cazibesi olacak. Bakın elimde eldiven var, pandemi nedeniyle her 15 dakikada bir ellerime sürdüğüm dezenfektan var.

Bence tüccarlar gülümsemeli. Saygılı olmalı. Bir tüccar olarak, müşterilerimin yanında düğmeler yapıyorum. Daha çok para verir. Köpek maması ve sokak hayvanları alıyorum.

Yoksulun içinde bir çocuk var, ona götürüyorum. Çalışmak sizi iyi durumda tutar. Çalışmazsam ne yapacağım? Meslektaşlarıma tavsiyem onları yalnız bırakmamaları. Hareket etsinler ve eğlensinler.”

İstanbul'da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı #5

“KONNEKTÖRLERE KARŞI DURDUĞUMUZ”

Bu çalışma sayesinde taksicilerin rahatı için dostluklar da kurdu. – Kırık mı vereyim? Ali Taşlıçukur sorduğunu söyledi – Nadiren selam vermeden geçersin. Köprüden çıkış bana tanıdık geliyor. dedi.

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi orada olduğunu belirten Taşlıçukur, Kurşun, Altunizade çıkış noktasındaki reklam panolarına ters yönde isabet etti. Camı kırdı. dizimi kestim Oradan aşağı indim ve bir taksi durağında durdum.

O gece hanımefendi bana “Çalıştığınız yerde askerler var, devrim var” dedi. dedi. Dedim ki, “Ne çatışması? Devrim 1980’lerde gerçekleşti. Neler yaşadım ve şimdi ne olacak? dedi. Araba yok, hiçbir şey yok, yerlilerle birlikte yürüdük. Oraya ne gitti? Allah bir daha yaşatmasın. dedi.

İstanbul'da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı #6

İstanbul'da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı #7

İstanbul'da 50 yıldır kravatını çıkarmayan su satıcısı #8

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu