Gündem

Devlet Bahçeli: Türkiye Müslüman bir ülkedir, bu hakikat değişmeyecektir

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Yargıtay binasının açılışında kılınan namazdan endişe duyanlar için, “Duaya tahammülü olmayan, imanını ve merhametini kaybetmiştir” dedi.

Devlet Bahçeli: Türkiye Müslüman bir ülke, gerçek değişmeyecek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yargıtay binasının açılışında kılınan namazla ilgili endişe duyanları anlattı.

Duaya verilen cevabın kelimenin tam anlamıyla ilkel olduğunu belirten Bahçeli, “Duaya tahammül etmeyen, imanını ve merhametini kaybetmiştir.” dedi.

“BU GERÇEK BİR İHLALDİR, İhmaldir, REDDEDİLMEYECEKTİR”

Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada: “Türkiye Müslüman bir ülkedir. Bu manevi gerçek değişmeyecek. Türk milleti Müslüman bir millettir. Bu basit gerçek göz ardı edilemez, göz ardı edilemez veya reddedilemez.” sözlerini söyledi.

MHP lideri, “Kimse Müslüman bir mahallede misyonerlik yapmaya, göğsüne haç takmaya ve dualarımıza sarılmaya cesaret etmesin.” Dinler Başkanı Ali Erbaş’ı destekledi.

“ALI ERBAŞ’IN DUALARINI CAHİLDELEMEK YASALDIR”

Açıklamalarına devam eden Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erbaş’ı din konusunda eleştirenleri ilkel olmakla suçladı.

Ali Erbaş’ın okuduğu duanın karalanmış olduğunu da sözlerine ekleyen Bahçeli, şöyle konuştu: “Din Başkanı’nın dualarına tahammülü olmayanlar, Atatürk’e ve laikliğe karşı bir savaş olduğunu iddia ederek vicdanlarını ve merhametlerini yitirdikleri noktaya geldiler.” deyimler kullandı.

ADININ İŞGALLERDEN KURTULMASININ KUTLANMASI İLE BAŞLADI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçela’nın açıklaması şöyle:

26 Ağustos 1922’de başlayan büyük taarruz, İzmir’in 14 gün içinde düşman işgalinden temizlenmesiyle başkomutanlık muharebesinde destansı bir zaferle güçlendi ve amacına ulaştı.

99 yıl önce Yüzbaşı Şerafettin’in İzmir Hükümet Konağı’na saf kana bulanmış bir kızıl bayrak çekmesi ile Milli Mücadele’nin silahlı aşaması sona erdi.

3 yıl 4 ay 24 gün süren en şiddetli işkence, en şiddetli işgal, en acımasız ihanet, büyük bir fedakarlık ruhuyla karşılandı ve büyük bir kahramanlık bilinciyle gömüldü.

İzmir’de namludan çıkan ilk kurşun, Samsun’un attığı ilk adım, Amasya’da yayınlanan ilk genelge, düşmanın denize saldırısıyla taçlandı ve Milli Mücadele’nin galip gelmesine yol açtı.

Türk milleti, bağımsızlığı için oynayan mazlum çevrelere boyun eğmedi ve yönetici tiranların boyunduruğuna girmedi.

9 Eylül 1922’de sadece İzmir dağlarında çiçekler açmakla kalmadı, tüm ülke rahatladı ve Türkiye Cumhuriyeti ulusal ufukta bir bayrak gibi belirdi.

“TÜRKİYE DEMOKRATİK VE LİSANS HUKUKU OLAN BİR DEVLETTİR”

Bu Anayasanın ikinci maddesinde de belirtildiği ve belirtildiği üzere; “Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal, toplumsal barış içinde, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirlenen temel ilkelere dayanan bir hukuk devletidir.

Durumumuz, Kurtuluş Savaşı’nın paha biçilmez ödülü, sonsuza kadar korunacak bir emanet, saygı ve rahmetle andığımız kutlu ecdadımız ve şehitlerimizdir.

İnancımız ve kararlılığımız öyledir ki bu güven sarsılmaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilke ve ilkelerini tartışmaya açmak, isteyenleri affetmek, en az düşman işgali kadar tehlikelidir.

Devlet Bahçeli: Türkiye Müslüman bir ülke bu gerçek değişmeyecek #1

“BU SORUNU KİMSE UNUTMAMALI”

Bir erdem olan cumhuriyetin kökleri toplumun vicdanında yatmakta, cumhuriyetin cumhuriyetle olan bağı ve kucaklaması tüm ana hatlarıyla gerçekleşmiş, aslında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile derinleşmiştir. Kimse bu sorunu unutmamalı.

Bilhassa değerler üzerindeki anlaşmazlık cephelerini yeniden açmaya ve bunu kamuoyuna yaymaya çalışanlar, hem sorumsuz hem de sağduyudan yoksun olduklarına dikkat çekiyorlar.

Türkiye’de herkesin vicdan, dini inanç ve inanç özgürlüğü vardır. Ancak hiç kimsenin dini inanç ve inançlarından dolayı kınanmaması veya suçlanmaması açık bir anayasal ilkedir.

Aksini düşünemiyorsun bile. On yıllar boyunca birçok talihsizliğe maruz kaldık; Seküler-laiklik karşıtı, inanan-inanmayan kutuplaşması çok yüksek toplumsal maliyetlere, hatta duygu ve duyarlılık alanında suni bölünmelere neden oldu.

“KELİMENİN TAM ANLAMINDA GİZLİLİK”

Dinler Reisi tarafından Yargı Yılı’nın başlangıcı vesilesiyle ve yeni Yüksek Mahkeme Binası’nın açılışı sırasında okunan duanın, kelimenin tam anlamıyla ilkel bir tepkidir. bazı çevreler. Türkiye Müslüman bir ülkedir. Bu manevi gerçek değişmeyecek. Türk milleti Müslüman bir millettir.

Aynı gerçek ihlal edilemez, ihmal edilemez veya reddedilemez. Sekülerizmin kontrolden çıktığına dair kulaklarında çınlayan entelektüel ve siyasi bağnazların çığlıkları, hoşgörüsüzlük, inanç ve insan haklarına karşı kategorik bir isyan olarak yorumlanmalıdır.

Günlerce gazetelerde, manşetlerde, haber ve tartışma programlarında imha ve provokasyonlar yer aldı. İtiraflar Başkanı’nın dualarına tahammülü olmayanlar, Atatürk’e ve laikliğe karşı bir savaş olduğunu iddia ederek vicdanlarını ve merhametlerini yitirecek kadar ileri gittiler.

Devlet Bahçeli: Türkiye Müslüman bir ülke, gerçek değişmeyecek #2

“DUALAR GEÇERLİ OLACAK”

“Şeriat çığlığı, anayasal suç, Taliban gibi” olarak yorumlananlar, faşist ve despotik siyasi taahhütlerinin duayı karalamak için köleleri haline geldi.

İslam dinine karşı alerjiler, milli ve manevi değerlerimizle bağlarını koparmış, köprüleri tamamen yıkmış hainlerin tedavi edemeyeceği klinik bir vaka düzeyindedir. Müslüman bir ülkede laikliğin bekçiliğini yapan kalpazanlara da, temeli atılan veya yeni yapılan bir binanın namazla değil, başka yollarla açılmasında fayda var.

“LAİKLİĞİN ESAS ANLAMINDAN SEÇİLMİŞ İNANÇ KARŞITLARI”

Bu niyet ve zihniyet ajanları aynı zamanda laiklikle ittifak kuran ve onu gerçek anlamından uzaklaştıran inanç ve irade muhalifleridir. Deizm, ateizm ve agnostisizmin pençesine düşenler, yani kalpleri katılaşmış, vicdanları donmuş olanlar, dua ve yalvarışlarımızdan rahatsız olanlar, bir kaşık su ile fırtına, bize dinin saflığından bir şey kaybettirmez. inancımız.

Demokratikleşme ve özgürleşme çağrısı yapanların açıkça “ateizm” yoluna girmeleri ileri bir tehdittir.

Müslüman Türk halkı, dayatıyor ya da istiyor diye hakikat yolundan, önderlik çizgisinden asla yüz çevirmeyecektir.

Devlet Bahçeli: Türkiye Müslüman bir ülke bu gerçek değişmeyecek #3

“AKILLIMIZ DİN DÜŞMANI DEĞİL, İSLAM DÜŞMANIDIR”

Merhum Cemil Meriç’in dediği gibi: “Akıllımız din düşmanı değil, İslam düşmanıdır.”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş doğru olanı yaptı. Ve tam desteğimiz var. Hedef almak, bir anlamda din ve vicdan özgürlüğüne saldırıdır. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel harcı ve temel taşıdır. Sanal korkular yaratmak, toplumsal ve siyasi kutuplaşmayı derinleştirmeye çalışmak Türkiye’ye yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir.

Dua şifadır, dua huzurdur, dua kalbin enginliğidir, dua berekettir ve dua Allah’a daha yakındır. Namazdan korkanlar bile hayatlarının son döneminde duaya muhtaçtırlar ancak ibret almak için mezarlıklara ve musalli taşlarına bakmaları yeterlidir.

“CHP DEĞERLERİMİZE SAYGI EN BÜYÜK TAVSİYEMİZDİR”

Barzani lobisine dönüşen ve PKK ile arabuluculuk yapmaya çalışan CHP’nin, içine girdiği aşağılanma tünelinden etkilenmemesi, milli ve manevi değerlerimize saygı duyması samimi tavsiyemizdir.

Hiç kimse Müslüman mahallesinde misyonerlik yapmaya, göğsünde haç taşımaya, namazımıza sımsıkı sarılmaya cesaret etmesin. İrademizi sonuna kadar koruyacağımızı, inancımıza, inancımıza, dualarımıza, dinimize ve milletimize asla kötü söz söylenmeyeceğini muhataplar ve sadık münafıklar kendileri için bilirler.

Diyanet İşleri Başkanı aracılığıyla Halk İttifakı’nın konumunu, Türkiye’nin milli ve manevi dengesini sarsmayı planlayanlar, elbette başarılı olamayacaklar veya kazdıkları kör deliğe düşmekten kurtulamayacaklardır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu